duygusal aşk yazıları kısa sözler sevgi sözleri

2010-12-26 20:47:00

 

http://img2.blogcu.com/images/b/a/y/bayansanem/sennn0vz1sl6xd8.jpg

 

Ellerim ve yüreğim üşüyor…

 

 

Gün yine yokluğunu giydi üzerine… Her zaman olduğu gibi bugünde sensizim. Sensizliğin o soğuk duvarı ile karşı karşıyayım.

Sonbahar mevsiminde olalım veya yaz mevsiminde olalım benim için sen yoksan, ben halen soğuk günleri yaşıyorum, yanımda olsaydın eğer mevsim yaz olmuş ya da kış olmuş fark etmezdi benim için, içimi ısıtan sen olduktan sonra isterse bedenim soğuktan tir tir titresin umurumda değil.

Ellerim ve yüreğim üşüyor…

Şimdi yokluğunu soluyorum aldığım her nefeste. Isıtamıyorum yüreğimi, sen yokken yanımda, sen yanımdaymışsın gibi yapamıyorum. Her gün bir önceki günden farksız, her şey anlamını yitirmiş, ben kendi içimde kaybolmuşken bu kadar ya sen neredesin?

Ne yüzünü, ne ellerini, ne de yüreğini hissedebiliyorum bu soğuk sonbahar mevsiminde. Oysa seninle tanıştığımda etraf karlarla kaplıydı o gün yüreğimi ısıtmıştın.

Seni seviyorum derken. Soğuk olan ellerim ellerinde kaybolmuştu. Oysa şimdi, şimdi yokluğun hâkim bende, seni yüreğimin en güzel yerinde yaşamak isterken, senli düşleri yaşamak niye? Her yeni günde sana uyanmak varlığını solumak istiyorum.

Varlığınla bu acıları yüreğime ektin, şimdi yoksun. Neredesin? Çok mu uzaktasın? Yüreğim halen sendeyse bu kısa mesafelerde uzak olmak niye?

Yüreğime ektiğin sevgin artık durmadan kan kaybediyor, ilacı olsa, merhemi olsa, doktor çare bulsa gideceğim yüreğimde ki kanayan yaramı iyileştirmeye, ama yok, yok işte. Yüreğim senin sevginle mutlu olmayı isterken bıraktığın acılarla birlikte kan kaybediyor. Canım çok acıyor.

Verdiğin ya da bana veremediğin sevginle kapanmayan bir yara açtın sevgi dolu olan yüreğime. İnan bedenimi bir kör bıçakla kesseler bu kadar acı çekmezdim. Paramparça etseler bedenimi canım inan bu kadar çok yanmazdı.

Yavaş yavaş ölüyorum sanki hiçbir şeyden tat alamıyorum, hiçbir şey zevk vermiyor bana. Sevgi denilen o güzel duyguya lanet ediyorum bazen. Sevmeye, sevgilinin yanında olmaya lanet ediyorum işte. O kadar soğudum ki; bir buz dağı oluştu yüreğimde.

Yüreğimde hissettiğim duygular birer birer sönüyor, sevgi, mutluluk, huzur… Bana kalan duygular ise hüzün, gözyaşı, acı…

Oysa ne umutlarla, sevgi dolu kalbimle çıkmıştım senin karşına. Seni çok sevmeye söz vermiştim kendime. Seninle olmak, seninle gülmek, omzunda ağlamak...

Seninle paylaşmak istedim bu hayatı… Ben sen dedikçe yok saydın beni, sen benim küçük ama içinde kocaman sevgi barındıran kalbimi görmedin. Nasıl yanmasın yüreğim, nasıl dolmasın gözlerim.

Ağlamak her şeyi düzeltmiyor. Sadece kendimi üzüyorum, kendi yüreğimi eritiyorum günden güne.

Gece yine bana seni hatırlatan “sensizliği” giydi üzerine.

Yine her gece olduğu gibi seni anlatıyorum yıldızlara, sensizliği soluyorum her nefes alışımda. Sana olan bu derin sevgimi, özlemimi anlatıyorum gecenin hüzün kokan sessizliğinde.

Sen bana bu kadar uzakken çareyi gecenin karanlığında yıldızlarda arıyorum çaresizliğimi.

Gecenin karanlığında resmini çiziyorum soğuk taştan duvarlara, gerçekleşir ümidiyle. Yanıma gelip ellerimi tutarsın diye, sensizlikte buz tutan yüreğimi gülüşünle ısıtırsın ümidiyle…

Umutlarımı iyice yitirdim son günlerde… Döneceğine dair umutlarım bitmek üzere, sana olan özlemimi anlatıyorum beyaz kâğıtlara, oysa sana anlatmak isterdim içimde sana karşı atan sıcak yüreğimin özlemle solan çiçeklerini.

Ya “Kal” de, ya da “Git.” Artık sonu olmayan bu çıkmaz sokaklardan kurtar beni. Varlığında yokluğunu yaşamak ne kadar can yakıcı biliyor musun?

Bu mahkemede en ağır cezayı ben alacağım, cezam ise seni yüreğimde saklamak olacak. Seni seveceğim her an. Gülüşüne, ellerine hasret seni yaşayacağım ama sensiz…

Her geçen saniye kanayan bu yaramı daha da büyütecek, kanayan yaralarıma inat ben seni seveceğim… Gitsen bile sevgili. Sen benden gitmedin, halen yüreğimde yaşamaktasın anlatılmaz bir sevgi ile…

Ödediğim bedel sensizlik, yalnızlık, aşksızlık. ve dedim ya bugün dilimde bir şarkı var adı oldu yalnızlık...


http://files.myopera.com/%C5%9Firaze/blog/-women-No1-Pix-black-and-white-photography-friend-fhotos-Feeling-sad-woman-ludzie-amore_large.jpg

 

 

Rüyanın en tatlı yerinde uyanmak gibiydi seni kaybetmek!

 

Rüyanın en tatlı yerinde uyanmak gibiydi seni kaybetmek!
Kelimelere Sığdıramam Sensizliği! Tam düzlüğe çıkmışken; bir uçurumun kıyısında bitmesiydi yolumun...
Dalında apansız solmasıydı sarı gülümün...
Kırk yıllık pınarımın kurumasıydı ateşten...

Artık sen
Yokluğuna methiyeler düzdüğümdün!

"Sen mutlulukla kıydığım; ölüm ayırana kadarlık bir nikahtın.
Sıranın acıya geldiği bir bedeldi yokluğun!

Sen yazılarıma eni konu yerleşmiş; adı cismi belirsiz bir sevda; mutlulukla sarmaş dolaş bir hüzündün!
Kalemimi tutuşturan; ölümü hasreti cümlelerime taşıyan bir ateşti yokluğun!

Sen hayatla yaptığım bütün savaşların ganimetiydin.
Namlusu yüzüme dönük bir silahtı yokluğun!

Sen vazgeçmemin engeliydin; anlaşmaya hep uydum.
Ölümle hayat arasında gidip gidip geldiğim Rus ruletiydi yokluğun!

Gözlerim ağlarken gülümseten hatıralardın sen!
Söylediğim türküler okuduğum şiirler en içli şarkı sözlerilardın!
Oysa uyarmıştım da seni sakın gitme! demiştim:

Gidersen bütün şarkı sözlerilar hicaz olur bütün türküler ağıt!
Gidersen dönülmez akşamın ufkunda kala kalırım yapayalnız!
Bir uçurumun kenarında yüzüm gökyüzüne dönük beklerim beni sana getirecek rüzgarın esmesini
Gidersen yazamam da ardından kelimelere sığdıramam sensizliği"

Ansızın vuruyor acın
Zamanıymış değilmiş hiç umursamadan...
Ölüm
Yollarını değiştiriyor yol arkadaşlarımın...
Keder yüklü bir kervan kalkıyor yüreğimden...
Her yitirdiğimle
Bir vagonu eksiliyor yaşam trenimin...
Ve
Yaklaşıyor son istasyon...

Oysa
Beni beklemeliydin.
Vasiyet eden bendim!

Kanatlarını çırpmaktan yorgun düşerse mutluluk sevda türküleri hasretten dem vurmaya başlarsa
Öyle sağanak değil ince ince yağarsa yağmur
Başının üstüne çöreklenirse hüzünlü bulutlar amber gibi kokarsa toprak
Beni hatırla sevdiğim; bir yağmuru bir yüreğini çok sevdim.

Büyük bir trende yalnız bir kompartıman görürsen penceresinden akıp gidiyorsa şehirler
Dur durak bilmeden soluksuz yaşanıyorsa yolculukların
Koltuğun üzerinde açık duruyorsa eski bir kitap okudukça savruluyorsan zamanın suyunda
Hangisi hayal hangisi gerçek karıştırıyorsan
Beni düşün sevdiğim; uzun bir yolculuğun tam ortasında
Hiç istemeden gittim.
...
Sadece gömüldüğüm gün gel mezarımın başına bir kaç dakika daha kal
Herkes çekildikten sonra;Ben yüreğine yuva yapmış bir kuştum
Gitmeden önce azat etmeyi unutma!

Önce hanginiz diye sormadı ki Azrail!

...yazı-tura attı sanki; sen kazandın ben kaybettim!

Şimdi öfkeden çıldırıyorum hasret nöbetlerinde; vuslat için çırpınıyor bir yanım
Gel gör ki celladım olamıyorum; dönemiyorum sözümden...
Ölemeyişim bu yüzden!
 
 
 
http://farm4.static.flickr.com/3106/2858612431_aeba3c4256.jpg
 
 
Ansızın bastıran yağmur gibiydin
 
 
Ansızın bastıran yağmur gibiydin. Sırılsıklam ettin aşkınla beni… Şimşekler çakıp ısrarla olmaz bu dedin… Sanki yaptığımız günahtı. Zaman geçtikçe olgunlaşıyor insan, yeni başlayan ilişkilerde işte bu zaman temel taşı oluyor.

İlk karşılaştığımız zaman bir merhabayı bile söylerken zorlanıyorduk. Çekimserdik… Acaba hangimiz asabi, hangimiz deli… Ama korktuğumuz olmadı. Şimdiye bakılırsa duygularımızı bastırsak da gönülden gönüle bir yolculuk var. Ben engellerden korkmuyorum. Yeter ki sen engel olma… Pes edecek değilim, bu savaşı bırakmam. Senin gibi bir generalim varken kaçmam söz konusu bile olmaz.

Anlam veremediğim nedenlerden dolayı gözlerime bir hüzün doluyor. Durgunlaşıyorum… Her söylediğin cümlelerin açılımını yapıyorum. Kendi payıma güzel şeyler çıkacağını umuyorken, hayal kırıklığı parça parça gerçekleşiyor. Kırılma noktasını araştırdığımda kalbimde ve beynimde bir şey olmadığını göreceksin. Kırılan; seni derinlerden seven ruhumun kendisidir. İşte bunun tedavisi mümkün değildir. Ebedi yolculuğunda bile bu iz kalacak. Ruhumun çıkacak canı da yok ki…

Gece uyuyamıyorum. Beni düşündüren nedenler var. Hiç görüşmeyeceğiz diyorsun. Hayal bu diyorsun. Peki, bu dünyada gerçek olan şeyi bana söyler misin?

Buğulu bir camın ardında gibiyim. Bir şeyler olduğu kesin… Ama ne olduğunu kestiremiyorum. Aklım karıştı ne gideceğimden eminim ne de kalacağımdan. Gerçeklerin doğrultusunda hareket ettiğinden eminsin. O zaman emin olduğun şeyi gerçekleştirmek sana düşüyor… Bende yardım edeceğim ve sadece uzaktan izleyeceğim olacakları. Belki de müdahale etmek istemeyeceğim. Çünkü tercihlere son derece saygılıyımdır.

Sadece dürüst oldum. Doğruları söyledim… Olmam gerektiği gibi oldum. Nerede olursan ol, nasıl olursan ol; bu durumların sevenlerin kavuşmasına engel olduğu fikrini aklından çıkar at. Bu fikrine katılmıyorum. Zaten bu fikrin çürüyüp gidecek. Seven her ne ve nerde olursa olsun sevdiğine kavuşmak için her şeyi göze alır. Ama sen bunu yapmıyorsun. Hem gideceğim diyorsun, ben tamam diyince “ya lütfen!” Diyorsun. Aklım karışıyor.

Sen çok açık ve netsin değil mi?
Bugüne kadar hangi planlarında on iki den vurdun?
Peki, hangi kararlarında Tamamdır bu iş dedin? Bu soruların cevapları hemen verilecek gibi değil. Çünkü tüm hayatını kapsıyor. Düşün öyle cevap ver.

Gideceksin bitecek, unutacaksın gidecek… Kapanan kapıları umursamayacaksın. Nasıl olsa biri daha açılacaktır düşüncesindesin. Evet! Bu düşüncene bende katılıyorum. Bir kapı kapanıyor, bin kapı açılıyor. Yaradan ne kadarda güzel yaratmış değil mi? Ama şunu unutma… Her insanın her istediği olsaydı, derdi olan olmazdı. Sen bir şeylere gayret göstermeden gelip seni bulmaz. Kapılar açılır ama girebilenler içindir. Giremeyen için açık kapı yoktur.

Hayat bir çarkıfelektir. Dönüp dolaşıp hep aynı yere geliyor. Pas, iflas ve Şans… Dilerim ki şans seni bulur. Dilerim hep yüzün güler.

Söylemek isteyeceğin son bir şey var mı bilmiyorum. Sormak isteyeceğimi de sanmıyorum. Çünkü söyleyeceklerini biliyorum. “Mutluluklar diliyorum; Peki, Tamam” gibi sözcükleri sıralayacaksın.

En önemli şey, bana söylediğin sözlerin anlamı çok büyüktü, alışmışsın ve içinden gelerek, sıkılarak, büzülerek “canım” demeni hiç unutmayacağım.

Biz nerden başladık ki değil mi? Ucu bucağı yok. Zaten benim inatçılığım sayesinde bu son perdeyi oynama şerefine ulaştık. Sen istemeyerek de olsa bu oyuna katıldın. Yapman gerekeni yaptın. Teşekkür ederim. Seni seviyorum. Bu heyecanı bana yaşattığın için minnettarım sana…

Bana koşarken, sanki arkamda duran birine koşuyormuş gibi bir izlenim bıraktın. Sana şans diliyorum. Mutluluklarda o şansın içinde seni bekliyor olsun. Sana söyleyebileceğim son sözlerim ise...

“Git madem git de özlet kendini
Bir oyunun sahnesi bil benli günleri
Gidersin biter unutursun gider
Beyninden sil at benden izleri
Gülersin geçer unutursan eğer
Ardına dönüp bakmadan sil gözlerini”

Sevgimle kal beni hiç unutma…
 

 
http://www.sanadeger.net/sanadeger.net/images/sanadegernet_kusgif.gif
 
 
umuda mavi bir renk verdim
 

umuda mavi bir renk verdim
deniz kadar mavi
ucu bucağı olmasın istedim
aşkı, sevgiyi,mutluluğu
kimi zaman da umudu umut etmek istedim
umut dünyamdı benim
karanlıklardan çıkışım
hayata bakışımdı
her seferinde umut denen denize dalıyordum
sonunda karşıya geçeceğim diyerek
ama her gidişimin bir dönüşü oluyordu
biraz daha umutsuzluğa düşerek
ve artık son defa karar verdim dalmaya
umut denen denizin sonunu bulmaya
bu benim o denize son dalışımdı
istediğime ulaşamadan boğuldum denizin ortasında
ve anladım ki umut bir denizdi
üstü mavi dibi siyah olan


http://i25.tinypic.com/2888egj.jpg

 

Sevdalar mı kısaldı..? Yüreğin mi dar geldi..?
Ben sığmadım içine...
Başlamadan bitirdik..
Çabuk mu geldi son..?

Yabancılaştı dilimiz..
Sevmelere üşendik..

Düşlerimiz yaşlandı, üç beş günde değiştik?
Bilemedik yar..

Sevdalar mı kısaldı, biz mi ucundan kestik?
Çözemedik yar..

Hazan yapraklarını baharlara değiştik..
Ah, yeşertemedik yar..
Soldurduk yeşilleri, gözümüzün önünde..
Göremedik yar..

Gözlerimiz dolaştı o yasak bahçelerde..
Dönemedik yar..
Sevdalar mı kısaldı, biz mi ucundan kestik?
Çözemedik yar..


Konuşmak mı zor geldi, susturduk dilimizi?
Sessizce kalıverdik..
Tutunmak mı ar geldi, kestik ellerimizi?
Boşluğa sürüklendik..

Kaç sevgiyi tükettik, kaç kez gömdük umudu?
Diyemedik yar..
Sevdalar mı kısaldı, biz mi ucundan kestik?
Çözemedik yar..


Yasemin Göksu

 

 

.Sevmek zorunda degilsin beni. .
Neden hep papatya falları karşı tarafa yapılır?
Aşk güvenmek degilmidir ki ?
Tersine yapsak olmaz mı?
Seviyorum,sevmiyorum
Belki daha doğru sonuçlar vermez mi?
Tereddüt duyduğumuz karşı mı olmalı yoksa bizzat yüreğimiz mi?
Kaçımız “sevmek zorunda değilsin” der, ve sever ki !

 

 

 

 

 

 



 

13833
0
0
Yorum Yaz